Anasayfa » Bilgi ve Yönetim Sistemleri » Çevre Yönetim Sistemleri » Atık Yönetimi ve Çevre Kanunu

Atık Yönetimi ve Çevre Kanunu

Sıklıkla duyduğumuz ve dile getirdiğimiz ‘Yaşanılabilir bir dünya için temiz çevre’ sözünü hepimize tekrar hatırlatmak ve üzerine biraz konuşmak istiyorum. Sağlıklı bir toplum ve sağlıklı bir dünya hepimizin ortak temennisidir. Bu temenninin gerçekleşmesi ise elbette iyi bir çevre bilincine sahipten olmaktan geçer. Ancak artan nüfus, alt yapı yetersizlikleri, yüksek enerji kullanımı, bilinçsiz tüketim derken doğal olan yaşam biçimlerimizin yerini büyük bir kaosun içinde sürüklenip giden hayatlar aldı. Bu da bizleri ve evreni küresel kirlilik kavramıyla karşı karşıya bıraktı. Haliyle doğa da bu kavramın altında ezilip bizlere ve yaşam biçimlerimize ayak uydurmakta epey zorlandı. Bütün bu kirliliğimize ayak uyduramayan doğanın intikamı ise gecikmedi. Küresel ısınma, verimsiz topraklar, tür çeşitliliğinin azalması ve dahası… İşte karşı karşıya kaldığımız bu büyük risk tablosuna dünya da duyarsız kalmadı elbette. Ülkeler çevre kirliliğini ve geri dönüşümü uluslararası boyuta taşımaya başladı. Yapılan araştırmalarla çevresel yönetim sistemleri geliştirilmeye başlanıp toplumsal bir çevre bilinci oluşturulması için sürdürülebilir kalkınma ilkeleri kapsamında yeni ilkeler belirlediler. Bu ilkelerden en önemlisi  ise atık yönetimi olarak yerini aldı.

atik-yonetimi-ve-cevre-kanunu-03

Çevre ve insan sağlığı baz alınarak başlatılan atık yönetimi kısaca, atıkların oluşumundan bertarafına kadar çevre ve insan sağlığına zarar vermeden atıkların yönetiminin sağlanmasıdır. Bu amaçla, oluşabilecek atıkların azaltılması, geri dönüşümü, taşınması, bertaraf edilmesi ve bertaraf edilecek tesislerin işletilmesi gibi birçok kapsamı içinde barındırır. Atık yönetimi kapsamının bu denli geniş bir çerçeveye sahip olması atık yönetimini oldukça kolaylaştırmıştır. Atık yönetmeliği kapsamında 29 maddede yer alan yönetmelik maddeleri atık yönetimini detaylı şekilde anlatmaktadır. Hammaddeden işlenmiş ürüne kadar, bir ürünün üreticiden kullanıcıya veya tüketiciye ulaştırılması aşamasında, taşınması, korunması, saklanması ve satışa sunulması için kullanılan herhangi bir malzemeden yapılmış geri dönüşümü mümkün olmayan ürünler de dâhil tüm ürünler yönetmelik kapsamında yer alır. Atık üreticisi yahut atık yönetimini fiilen elinde bulunduran gerçek veya tüzel kişi çevreye atılan veya bırakılan herhangi bir madde veya materyali atık yönetmeliği kapsamında ön işlemler ve ara depolama dâhil olmak üzere gerekli koşullara uygun olarak geri kazanım ya da bertaraf işlemlerini gerçekleştirir. Aynı zamanda üretici yahut tüzel kişi bu işlemlerle beraber atıkların ithalat veya ihracatı ile bir devletten başka bir devlete, transit geçiş dâhil olmak üzere sevk edilmesini, atıkların türlerine ve özelliklerine göre ayrı biriktirilmesi gibi birçok görevi de yerine getirir. Devlet haricinde bağımsız olarak atık yönetimini gerçekleştiren tüzel kişilerin denetlenmesi ve kontrolü de yine devlet tarafından yetkilendirilmiş kurumlar yapmaktadır. Böylece atık yönetimi sistematik ve aşamalarına uygun olarak gerçekleştirilmiş olur.

atik-yonetimi-ve-cevre-kanunu-02

Çevre Bakanlığının genel olarak atık yönetimini gerçekleştirememesi belediyeleri bu konuda yetkilendirmiştir. Dolasıyla daha küçük birimler üzerinde gerçekleştirilen atık yönetimi de daha düzenli bir şekilde ilerlemektedir. Tüik tarafından yapılan araştırmada atık toplama ve taşıma hizmeti verilen belediyelerde toplanan 25,8 milyon ton atığın, %59,9’u düzenli depolama tesislerine, %37,8’i belediye çöplüklerine, %0,6’sı kompost tesislerine gönderildi, %1,7 ise diğer yöntemler ile bertaraf edildi. Ancak ne yazık ki henüz gelişemeyen belediyeler atık yönetimini tam anlamıyla gerçekleştirememektedir. Belirli alanlara bırakılan geri dönüşüm kutularıyla yetinen belediyeler atık üretiminin ve atığın ne kadar tehlikeli olduğunun farkına geç varmaktalar. Bu geç farkındalıklar da maalesef yaşam alanlarımızın daralmasına neden olmaktadır. Özellikle yüksek miktarda kimyasal ürün içeren atıkların doğada yok olma sürelerini düşündüğümüzde her geç kalınmışlığın bizlerden bir gün daha çaldığı gerçeğiyle karşılaşıyoruz. Ancak her vatandaşın daha bilinçli hareket etmesi bizlerin bir adım daha yaşama tutunmasına katkı sağlayacaktır.

atik-yonetimi-ve-cevre-kanunu-04

Eğer bir atık üretim tesisi kurmak istersek de bakanlık bu konuda belirli şartlar getirmiş durumda. İlk olarak atık işletme tesisi lisansı ile işletmeyi açma yetkisini sizlere vermiş oluyor. Ardından yönetmelik kapsamında yazan gerekli koşulları yerine getirerek devletin sıkı denetim ve kontrolleriyle tesisin yönetim faaliyetini başlatmış oluyorsunuz. Çevre kanunundan da bahsedip yazımın son cümlelerini tamamlarken tek temennim, her bireyin kendi çevre bilinci konusunda farkındalığını yaratıp önce çevresine sonra insanlara saygı duyması olacaktır.

Çevrenin Kasten Kirletilmesi ve Çevre Kanunu:

  • İlgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı olarak ve çevreye zarar verecek şekilde, atık veya artıkları toprağa, suya veya havaya kasten veren kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Atık veya artıkları izinsiz olarak ülkeye sokan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Atık veya artıkların toprakta, suda veya havada kalıcı özellik göstermesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza iki katı kadar artırılır.
  • Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan fiillerin, insan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek niteliklere sahip olan atık veya artıklarla ilgili olarak işlenmesi halinde, beş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına ve bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

 

Send this to friend