Anasayfa » Hayatın İçinden » Bunları Biliyor Musunuz? » Kimyanın Tarihsel Gelişimi

Kimyanın Tarihsel Gelişimi

Kimya anlam olarak (Eski Mısır dilinde “Kara”, “Kara ülke”) khema sözcüğünden ya da (Eski Yunancada “Metal dökümü”) khyma sözcüklerinden türediği düşünülmektedir.  Ortaya çıkışı  felsefe, simya ,tıp ve fizik sayesinde olmuştur. Çoğu zaman fiziğin bir alt dalı ya da bir sanat dalı olduğu düşünülmesine rağmen mekanikçi felsefenin gelişmesiyle birlikte Kimya, bir bilim dalı olarak ön plana çıkmıştır.

Kimyanın ortaya çıkış yeri Mısır’ın İskenderiye kenti olduğu düşünülmektedir ama kimya bundan daha eskiye dayanmaktadır. Örneğin; ateşin bulunması, bundan 1,5 milyar yıl öncesine dayanmaktadır. Başka bir örnek olarak çiçeklerden parfüm ve boya eldesi, şarap ve cam yapımı gibi bir çok uğraş simya ve kimyadan bağımsız bir şekilde Mezopotamyalılar, Çinliler ve Mısırlılar tarafından yüzyıllar öncesine kadar gerçekleştirilmektedir. İlk kimya deneyini ateşin bulunması olarak ele alırsak ilk kimyagerde muhtemelen ateşi bulan kişi olacaktır.

M.Ö 300-500 yıllarında Demokritos, Levkippos, Epikuros isimli üç filozof ortaya şu fikri atmışlardır. “Evren, boş mekan, sonsuz büyük boyutta, sonsuz küçük boyutta taneciklerden meydana gelmiştir. Bu tanecikler bozulmaz, değiştirilemez, bölünemezdir. Bu taneciklerin her birine Atom denir.”  Ama bu fikir kanıt olmadan bir işe yaramamış ve devamı getirilmemiştir. Daha sonraları Aristotales bu fikri yıkmış ve dünyanın 4 temel element  -ateş,su,hava,toprak- ten oluştuğunu öne sürmüştür. Aristotalesin bu yanlış fikri yüzünden kimya bilimi 1500 yıl kadar geri kalmış ve ilerleme gösterememiştir.

M.S.  1300-1700 arasında yaşamış olan simyacılar amaç olarak Filozof taşını –değersiz metalleri değerli hale getirmeye ve hastalıkları iyileştirmeye yaradığına inanılmaktadır-  ve ölümsüzlük iksirini bulmayı amaçlamışlardır ama bir sonuca varamamışlardır. Bunun yanı sıra kimyaya da birçok katkı sağlamışlardır. Bizmutu element haline getirmeyi, ispirtoyu, antimonu,arsenik , sülfirik ve hidroklorik asidi elde etmişlerdir. Damıtma, süzme, kristallendirme gibi birçok yöntem bulmuşlardır. 1409-1490 yılları arasında yaşamış olan Bernardo Trevison filozof taşı elde etmek için birçok metalle, tuzla, bitkiyle uğraşmış ama bu çabası sonuçsuz kalmıştır. Hatta insan kanı ve idrarla da çalışmalar yapmıştır.

Kimya bilimini Aristoteles’in fikrinden kurtarıp modern kimyayı kuran kişi Robert Boyle’dur

Kimya alanındaki gelişmeler gün geçtikçe hız kazanmaya başladı. Rönesans döneminde ise uygulamalı kimya gelişmeye başlamıştır. 1600-1700 yılları arası tıp kimyası çağı 1700-1800 arasını filojiston kimyası çağı olarak adlandırılmıştır. Herman kopp 1600-1800 arasını yeniçağ kimyası olarak adlandırmıştır. Ernst Stahl yanma olayını açıklamaya çalışmış hem başarısız olmuş hem de kimyanın gelişimini engellemiştir.

Daha sonra antik çağın deneyciliği yunan felsefesi, Rönesans simyası tıp kimyası gelişti. 18. Kurumsal ve uygulamalı kimya gelişti.

Lavoisier’nin kimyaya en ünlü katkısı, yanan maddenin oksijenle birleştiği yanma olayının doğasını sergilemesi olmuştur. 18. yüzyılda kimya, henüz simyanın etkisi altındaydı. Ne var ki, kimyacıların da belirli bir amaçları yoktu ve bu alanda önemli bir gelişme sağlanamamıştı. Lavoisier, kimyayı yeni baştan düzenlemeye karar verdi.

Maddesel değişimleri sistemli bir şekilde inceleyen ilk kişi de Lavoiserdır.

İngiliz kimyacı Priestley 1773’te oksijen gazını bulmuştur. Lavoiser terazi kullanarak havanın oksijenle azot karışımı olduğunu buldu.

Rus kimyacı Mendeleyev basit maddeleri sınıflandırdı.

1799 yılında Joseph Proust sabit oranlar yasasını bulmuştur.

1804 İngiliz kimyacı John Dalton ise katlı oranlar kanunu oluşturmuştur.

19.yüzyılın başlarında ise Fransız kimyacı Gay-Lussac hacımlarla ilgili yasayı oluşturarak Dalton ve proust’un görüşlerini doğruladı.

1807’de Alessandro Volta pili buldu.

Ramsay havanın bileşiminde bulunan neon,argon ,ksenon ve kripton gazlarını buldu.

19.yüzyılda Marie Curie Radyoaktiviteyi bulmuştur. Polonyum ve Radyumu keşfetmiştir.

19.yüzyılın büyük bilim adamlarından biri olan Michael Faraday, elektirik üzerine önemli çalışmalar yapmıştır. Elektromanyetik indüklemeyi buldu. Elektrolizin temel ilkelerini belirledi. Klor gazını sıvılaştırmayı başaran ilk kişidir.

19.yüzyılda Organoteknik ve Fizikokimya 20. Yüzyılda ise Radyokimya, Biyokimya ve kuantum kimyası gibi yeni dallar ortaya çıktı.

Kaynaklar:

www.nkfu.com

www.tarihsayfasi.com

www.kimyaderi.org

 

Send this to friend