Rujun Kimyası

Kadınların en sevdiği ve en çok kullandığı kozmetik ürünlerinden biridir ruj. Tarihte Mezopotamya kadınlarının değerli taşları ezerek, Mısırlıların renkli böcekleri ve ağaç kabuklarını kullanarak elde ettiği rujlar, zamanla yapı ve şekil değiştirerek yerini günümüzdeki modern rujlara bıraktı.

Rujun istenilen renginin, parlaklığının ve dayanıklılığının sağlanmasında şüphesiz ki en önemli husus içerik maddelerinin seçimidir. Yüzlerce farklı çeşit kimyasal bileşik içermesine rağmen ruju ruj yapan aslında birkaç temel madde ve bileşik vardır. Genellikle ruj kompozisyonunun bütününü balmumu ve yağlar oluşturur. Balmumu belki de en önemlisidir. Ayrıca rujun yapısı ve şekli açısından da çok kritik bir role sahiptir.

Farklı doğal bal mumları değerlendirilmiş ve arı balmumu başlıca bileşen olarak kullanılmıştır. Arı balmumu 300 farklı kimyasal bileşenden oluşur,  ana bileşenler esterlerdir. Bunlar bileşimin yaklaşık %70’ini oluştururlar. Bileşimin kalan %30’luk kısmını ise organik asitler ve hidrokarbonlar oluşturur. Diğer balmumu türü ise Carnauba balmumudur. Brezilyanın Carnauba palmiyelerinden elde edilir ve yaklaşık 87˚C’de bilinen en yüksek erime noktasına sahip balmumudur. Candelilla balmumu Meksika Candelilla ağacından elde edilirken Lanolin, yünlü hayvanların bezlerinden salgılanır. Bunlar diğer içerik maddelerini bir arada tutmak için emülsiyon oluşturan maddeler olarak görev yaparlar, öncelikli olarak rujun yapısını sağlarlar ve ayrıca istek doğrultusunda parlaklık da verebilirler.

Bir diğer önemli bileşen ise yağlardır. En çok kullanılan yağ Hint yağıdır.  Hint yağı rujun büyük bir kısmını içerir fakat bu yağa ek olarak zeytinyağı ve mineraller de yarar sağlayabilir. Yağlar yumuşatma özelliği verirler. Rujun kolay uygulanmasını sağlar ve parlaklığına da katkıda bulunurlar. Pigment ve boyalar rujun bileşiminin yalnızca küçük bir yüzdesini oluşturmalarına rağmen kesinlikle çok önemlidirler. Çünkü rujun rengini onlar verirler. Boyalar genellikle çözülebilir sıvılar iken pigmentler renkli bileşiklerdir, çözünmezler.  Çok çeşitli renklerin oluşmasını sağlarlar.

Karmen kırmızısı, ayrıca karminik asit olarak da bilinir, en yaygın renk pigmentlerinden biridir. Kaktüslerle beslenen bir böcek çeşidi olan kırmızı böceğinden elde edilir. Çok rastlanan renk veren bileşiklerden bir diğeri ise eozindir. Bu bileşik uygulandığında renk değişimi gözlenen bir boyadır. Rujlarda bu renk belli belirsiz maviye çalan bir kırmızıdır. Fakat uygulandığı anda, ciltteki proteinlerde bulunan amin grubuyla reaksiyona girer ve bu reaksiyon onun rengini kuvvetlendirerek koyu kırmızı renk almasına neden olur.

Elbette, ruj rengi yalnızca kırmızıdan ibaret değildir. Günümüzde çok çeşitli renklerde elde edilmesi başarılmıştır. Bu amaçla da çeşitli pigment ve boyalara ihtiyaç duyulmuştur. Ayrıca, kırmızı renk pigmentlerin ve boyaların yoğunluğunu değiştirmek için başka bileşikler de eklenebilir. Örneğin; titanyum dioksit yalnız başına beyaz bir bileşiktir. Ancak bu bileşik çeşitli miktarlarda kırmızı boya içine eklendiğinde, bir dizi pembe renk ruj elde edilebilir.

Nemlendirme kalitesini sağlamak ve ayrıca rujdaki diğer bileşiklerin kokusunu gizlemek veya hoş bir koku sağlamak için, farklı başka bileşikler de küçük miktarlarda eklenebilir. İlginç bir şekilde, kapsaisin, biberde büyük ölçüde baharatlığa neden olan kapsaisinoit bileşiği, bazı rujların içinde bulunabilir. Bu bileşiğin varlığı, küçük bir cilt tahrişine neden olur ve bu durum da dudağın dolgun görünmesini sağlar.

Son yıllarda karşımıza çıkan bir problem ise, üretilen bazı rujlarda çok küçük miktarda ağır metallerin bulunmasıydı. Güncel bir araştırmada, 32 ünlü rujun içinde eser miktarda kurşun, kadmiyum, alüminyum, krom, mangan gibi kimyasal kirleticiler bulundu. Vücudumuza aldığımız bu maddeler her ne kadar eser miktarda da olsa, toksik olduğundan dolayı çok ciddi zararlara yol açabilirler. Metallerin rujda bulunmasına izin verilen sınır değerleri için bir atak yapılmasına rağmen kurşun için maruziyet sınırı belirtilmedi ve rujda ağır metallerin varlığı hala yasal bir sorun. Bu nedenle şimdilerde tüketicilerin endişelerini hafifletmek için pek çok şirket, kurşun içermeyen ruj üretiyor.

Kaynaklar:

Cosmetic Chemistry – The Compounds in Red Lipstick, Erişim Tarihi 28 Ocak 2016, http://www.compoundchem.com/2014/08/18/lipstick/

Lipstick and Heavy Metals, Erişim Tarihi 30 Ocak 2016, http://theglobalfool.com/lipstick-and-heavy-metals/

Send this to friend