Anasayfa » Sektörler » Çevre ve Enerji Teknolojileri » Enerji Kaynakları Kullanımı ve Çevresel Etkileri

Enerji Kaynakları Kullanımı ve Çevresel Etkileri

Bugünkü konumuz, enerji kaynakları kullanımı çevresel etkileri!  Bir öğretmen nidasıyla başladığım cümleme öğretmenden çok çevre bilincini kendine düstur edinmiş bir yazar olarak devam edeceğim.  Okullu olmuş her bireyi sahip olduğu temel bilgilerdendir enerji türleri. Dünyamızı ısıtan, aydınlatan, küçücük ellerimizle çizdiğimiz masumca resimlerimizde çatılarımızın tam da tepesinde duran güneşimiz ilk ve en önemli enerji kaynağımızdı bizim… Kömürse kapkara, çok zehirli idi daim… Daha sonra bizler büyüdük her Türk vatandaşı gibi sayısal bilgilere epey uzak kaldık. Bu arada sözüm meclisten dışarı lakin aramızda mühendis arkadaşlarımız var…  Her neyse kimyasal değişimler, fiziksel değişimler arasındaki farkları öğrendik daha sonra. Bu değişimlerin maddeler üzerindeki etkilerini ve açığa çıkardığı enerji değerlerini de ekledik bilgi dağarcığımıza. Ancak bu bilgiler bizler için epey masum kalan bilgiler oldu. Çünkü bugün dünyanın enerji tüketimi bazında geldiği nokta tarif edilemez boyuta ulaştı.  Artan nüfusla beraber oluşan tüketim çılgınlığı enerji kaynaklarının da aynı doğrultuda hızla tüketildiğini ortaya koydu. Dolasıyla da çevre sorunlarının artmasına neden oldu.

 

enerji-kaynaklari-kullanimi-ve-cevresel-etkileri-01

Enerji tüketimini ülkemiz açısından düşünecek olursak eğer en çok tüketilen enerji biçimi fosil kökenli olan enerji kaynakları olarak başı alıyor. Bunları kendi içinde sınıflandırmak gerekirse eğer doğalgaz, petrol ve kömür ilk üçte yer alıyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarına baktığımızda ise fosil kökenli enerji kullanımının tam aksi bir sonuçla karşı karşıya kalıyoruz. Öyle ki yenilenebilir enerji kaynakları tüketim oranın oldukça düşük seviyelerde olduğunu söyleyebiliriz.

 

enerji-kaynaklari-kullanimi-ve-cevresel-etkileri-02

Tüketilen fosil kökenli enerji kaynaklarının doğaya olan zararlı salınımları ise gün geçtikçe artmaktadır.  Bunun en büyük nedeni enerjiye olan ihtiyacın hızla artmasıdır. Bugün sadece petrolü düşündüğümüzde 2012 yılı verilerine göre petrol rezervi %7,7 artışla 1.520 milyar varilden 1.637 milyar varile yükselmiştir.  Ülkemizin bu verideki payı ise 140,2 milyon tondur.  İşte sadece bu verilerden yola çıktığımızda oldukça büyük bir enerji tüketimi ve ihtiyacı ile karşı karşıya kalıyoruz. Ancak bu rakamlara rağmen Türkiye henüz enerji üretimi ve tüketiminde doygunluk seviyesine ulaşamamıştır. Kişi başına düşen enerji tüketimi OCED ülkelerini oldukça altındadır. Bu durumun en temel sebebi ise enerji kaynaklarımızın sınırlı olması ve enerji kaynakları bakımından dışa bağımlı olmamızdır.


enerji-kaynaklari-kullanimi-ve-cevresel-etkileri-03

Şimdi yapılan bir araştırmayla devam edelim…  Dünyanın 2030 yılı üzerindeki enerji tüketim oranının bugünkü enerji tüketim oranına göre %30 artacağı öngörülüyor. Yine aynı araştırma fosil kaynaklı enerji kaynaklarının tüketiminin artacağının, petrol ve doğalgazı bu konumda lider yapacağının altını çiziyor. Aynı zamanda araştırmada gelişmekte olan ülkelerin 2925 yılına kadar enerji tüketimlerini gelişmiş ülkeler seviyesine çıkararak, ekosistemdeki kirliliği yüzde beş daha artıracağı bilgisine yer veriliyor.

Enerji Kaynakları Çevresel Etkileri

Jeotermal Enerji

  • Çevre açısından temiz bir enerji kaynağı olan jeotermal, akışkan bünyesindeki bor mineralinin sulara karışması sonucu tarımda büyük tehlike oluşturmaktadır.

Isınma Amaçlı Kullanılan Kaynaklar

  • Isınma amacıyla kullanılan kömür vb. enerji kaynakları bacalardan çıkan atıklar nedeniyle atmosfere yüksek oranda kükürt ve kül karışımı salınmasına neden olmaktadır. Bu da hava kirliliğine sebebiyet verip, insan sağlığını tehlikeye sokmaktadır.

Nükleer Santraller

  • Nükleer santrallerin çevreye en önemli etkileri uranyum ve toryum zararıdır. Aynı zamanda radyoaktif maddelerin yayılması sonucu insan, bitki ve hayvan türlerinin ölümüne sebep olmaktadır.

Termik Santraller

  • Doğaya en çok zararı olan enerji kaynaklarının üretim ve tüketiminin gerçekleştiği bu santraller yakıtlarının yanması sonucu atmosfere saldıkları kükürtoksitler, azotoksitler, karbonoksitler ve partiküllerle atmosferi yüksek derecede etkilemektedir. Asit yağmurlarına neden olan bu maddeler toğrağa karıştığında ise toprağın ve suyun pH derecesini düşürmektedir. Aynı zamanda sera etkisi yaratarak iklim değişikliklerine sebep olmaktadır.

Yapılması Gerekenler;

  • Çevre korunmasında kurumsal ve idari izleme komitelerinin oluşturulması ve izleme komitelerinin güçlendirilmesi
  • Çevre mevzuatlarının oluşturulması ve takibi
  • AB çevre politikasının uygulanması
  • Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının artırılması
  • Kullanılan enerji kaynaklarının iyileştirilmesi ve geliştirilmesi
  • Sürdürülebilir kalkınma ilkesinin oluşturulması
  • Çevre ve enerji kullanımı bilincinin bireylere aktarılması
  • Enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve kullanım yoğunluğunun azaltılması
  • Yakıt kalitesinin ve termik santrallerin iyileştirilmesi
  • Atık kullanımı ve enerji dönüşümünün uygulanması

Send this to friend