Anasayfa » Sektörler » Mühendislik Tasarım ve Dizayn » Sağlıktan Gıdaya Birçok Alanda Sayısız Mucizeler Sunan Aygıt: Biyosensörler

Sağlıktan Gıdaya Birçok Alanda Sayısız Mucizeler Sunan Aygıt: Biyosensörler

Her şeyin giderek dijitalleştiği bir dünyada yaşıyoruz. 21.yüzyıl, insanlığın teknolojide inanılmaz yerlere geldiği, yeni gelişmeler ve buluşlarla dünyayı aydınlattığı bir çağ olmaya devam ediyor. Teknoloji her ne kadar ilerlese de, böyle farklı ve yenilikçi bir çağda yaşasak da insanlığın temel ihtiyaçları ve yaşamda kalma içgüdüsü hiç şüphesiz ki değişmiyor. Eski çağlardan günümüze her şey bu kadar değişmişken; açlık ve salgın hastalıklar gibi temel sorunlar hala insanlık için en önemli konular arasında yer alıyor. Dengeli şekilde beslenebilmenin ve sağlıklı olabilmenin insanın kendine yapabileceği en güzel şey olduğunu söylemeye dahi gerek yok. İnsanın hayatını direkt olarak etkileyen sağlık ve gıda ile ilgili çalışmalar, yeni çağın getirdiği teknoloji ile farklı bir yön buluyor  ve ortaya inanılmaz mucizeler çıkıyor. İşte teknolojinin, biyoloji ve tıp bilimlerinin kesiştiği bir çalışma olan, sağlık ve gıda alanlarında mucizeler sunan buluş: Biyosensörler.

Biyosensörler, hastalıkların teşhis edilmesine veya tükettiğimiz besinlerdeki zehirlerin belirlenmesine yarayan bir aygıttır. İki kısımdan oluşur. Birinci kısım, biyolojik bileşenin bulunduğu yani canlı yapının yer aldığı sensör görevi gören kısımdır. İkinci kısım ise elektrikli iletken kısımdır. Yani canlı bileşen ve bir elektronik cihazın birleşmesiyle oluşan bir cisim olarak düşünebiliriz biyosensörleri. İşte bu canlı kısım dediğimiz yer, örneğin insan vücudunda yer alan belirli bir bakteriye karşı tepkime veren bir canlı bileşen olabilir. Bu canlı bileşen bir elektronik aygıtla birleşir ve biyosensör elde edilir. Daha sonra biyosensör insan hücresine yaklaştırılır. İnsan hücresindeki belirli bir bakteriye karşı tepkime veren canlı bileşen, ilgili bakterinin hücrede bulunması halinde tepkime verir ve sensör görevi görerek bu tepkimeyi bir uyarı vererek elektronik kısma aktarır. Biyosensörün elektronik kısmı bu uyarıyı alarak ışık, ses veya koku gibi yollarla etrafa sinyal olarak yayar. Yani o bakterinin insanda yer alması durumunda, canlı kısım bakteriyle tepkimeye girip elektronik kısmı uyaracak, elektronik kısım da örneğin; ortama mavi ışık yayarak sinyal verecektir. Böylece o insanda hastalığın olduğu tespit edilebilecektir. Yine aynı yöntemle, bir besinde zehir olması durumunda o zehir ile tepkimeye giren canlı bileşen ve o canlı bileşene bağlı elektrikli kısımdan oluşan biyosensör oluşturulur ve besine yaklaştırılır. Besinde ilgili zehrin bulunması halinde, tepkime gerçekleşir ve canlı kısım bu tepkimeyi elektrikli kısma iletir. Elektrikli kısım da örneğin; bu sefer bir sesle sinyali çevreye yayar. Böylece, besindeki zehir tespit edilir.

Biyosensörün kullanım alanı sadece sağlık ve gıdayla da sınırlı değildir. Tarım, eczacılık, kalite kontrol, çevre kirliliği gibi birçok alanda ihtiyaç duyulmakta ve sıkça kullanılmaktadır. Sağlık ve gıda alanlarındaki etkisi ise yukarıda bahsedildiği gibi devrim niteliği taşımaktadır. Böyle bir aygıtla kısa sürede hastalıkların teşhisi, gıdaların kalite kontrolü veya zehirlerin belirlenmesi insanlık için önemli bir buluş, büyük bir yenilik ve kolaylıktır. Tıp ve teknolojinin harmanlanmasıyla ortaya çıkan bu mucizevi aygıt, teknoloji çağının getirdiği sayısız güzelliklerden sadece biridir. Bazı hastalıklara 15 dakika gibi kısa bir sürede teşhis koyabilen bu aygıt, erken müdahale imkânı sunup hastalıklar ileri safhalara geçmeden tedaviye başlanmasına olanak sağlayarak, bizlere daha güzel ve sağlıklı bir gelecek sunmaktadır.

Kaynak

Volkan, M. , Biyosensörlere Giriş Ders Notları, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, 2015

Görsel Kaynak
http://destinhaus.com/biosensors-growth-driver-for-precision-medicine/

Send this to friend