Anasayfa » Sektörler » Sağlık ve İlaç Teknolojileri » Kanserli Hücrede Bakır Transferinin Önlenmesiyle Kansere Karşı Savaşılabilir!

Kanserli Hücrede Bakır Transferinin Önlenmesiyle Kansere Karşı Savaşılabilir!

Bakır, bütün canlı organizmalarda bulunan temel iz elementlerden biridir. Enerji üretimi, oksijen taşınması, hücresel metabolizma, kanın pıhtılaşması gibi bir sürü fizyolojik prosesi düzenleyen metabolik enzimlerin katalitik ve yapısal kofaktörü olarak görev yapar.

Normal hücreler mitokondride enerji üretiminin düzgün bir biçimde sağlanması gibi anahtar prosesleri sürdürmek için, bakır iyonlarının etrafında gidip gelirler. Fakat kanser hücrelerinin bu bakır iyonlarının etrafında olmasının sebebi farklıdır. Onlar büyümek ve çoğalmak isterler.

Emory Üniversitesi Tıp Okulu’ndan Jing Chen, Çin  Bilimler Akademisi Şanghay İlaç Bilimleri Enstitüsü’nden Hualiang Jiang, Chicago Üniversitesi’nden Chuan He ve çalışma arkadaşları, şimdilerde kanser hücrelerinde bakır taşınmasını önleyici bir yol geliştirdi. Araştırmacılar, ilaç keşfi için kullanılan 200.000 küçük molekülün, veri tabanı görüntüleme yoluyla, kanser tedavisi için umut verici bir bileşik olan DC_AC50’yi keşfetti. Yapılan veri tabanı isabetinin ne kadar iyi olduğunu anlayabilmek için testler yaptılar. Bakır transferine yol açan protein-protein etkileşimi engellendi ve kanser hücrelerinin yayılması azaldı.

Bilim adamları halihazırda bakır iyonlarının geçişini engelleyen bir molekül bulmuşlardı. Bu tetra tiyo-molibdat molekülünü kansere karşı klinik çalışmalarla test ettiler. Fakat tetra tiyo-molibdat, bir bakır şelatördür ve seçici olmayan ayırıcı bakır iyonları tarafından hücrede bakır taşınmasını önler. Bazen şelatör çok fazla bakıra engel olur, normal hücrelerde temel bakır esaslı gerçekleşen prosesleri engelleyerek, yan etkilere neden olur.

Tetra tiyo-molibdat molekülünün tersine DC_AC50,  bakır taşınma yolunda proteinler arasındaki etkileşimi engelleyerek çalışır. Atox1 ve CCS olarak adlandırılan şaperon proteinler vardır. Bunlar bakır iyonlarının geçişinden, enzimler tarafından yaşamsal hücresel prosesleri çalıştırmaya kadar, pek çok göreve sahiptir. DC_AC50, bu şaperon proteinlere engel olur. Kanser hücreleri Atox1 ve CCS’nin yoğun kullanıcılarıdır ve bu nedenle DC_AC50, kanser hücrelerini seçerek etkiler.

Ekip, ayrıca daha güçlü versiyonları geliştirmek için DC_AC50’yi, daha iyi incelemeyi planlıyor.

Northwestern Üniversitesi’nden tetra tiyo-molibdat üzerine çalışmalar yapan Thomas O’Halloran, şöyle konuştu: “Normal hücrelerin bağlı olduğu fonksiyonel protein üretimi ile karışmayan bakır-bağımlı prosesler, ilaç tasarımındaki zorluklardan birini oluşturuyor. DC_AC50, bakır iyonları ile doğrudan etkileşimi olmayan, bakır şaperon proteinlerin fonksiyonunu durdurmak için ortaya çıktı. İnhibitörlerin yeni sınıfının ilk üyesi olarak, bakır taşınım bozukluklarının fizyolojisini sorgulamak için yeni bir yol sağladı.”

 

Kaynaklar

  • Agent Could Fight Cancer By Inhibiting Copper Transport In Diseased Cells, Erişim Tarihi 11 Kasım 2015, http://cen.acs.org
  • Jiang, H., He, C., Wang, J., Luo, C., Shan, C., You, Q., Lu, J., Elf, S., Zhou, Y., Wen, Y., “Inhibition of human copper trafficking by a small molecule significantly attenuates cancer cell proliferation”, Nature Chemistry, 2015.

Send this to friend