Anasayfa » Sektörler » Tarım ve Gıda Teknolojileri » GDO’lu Ürünler ve Tarımda Kimyasal Kullanımı

GDO’lu Ürünler ve Tarımda Kimyasal Kullanımı

Bir sabah uyandınız ve pencerenizden içeri dolan güneş ışınlarıyla güne çok güzel başladınız. Bugünü güzel bir kahvaltıyla devam ettirmek isteyip kahvaltı hazırlamaya koyuldunuz. Ve dolaptan daha dün aldığınız domatesleri çıkarmak istediniz. Karşılaştığınız manzara ise ağzınızın açık kalmasına sebep oldu. Nedeni ise henüz aldığınız o küçük domateslerin bir gün sonra büyüyüp kıpkırmızı bir hal alması… Bu garip durumla karşılaşıp ne olduğunu anlamlandıramayanınız vardır elbette. Belki de bu durumla daha hiç karşılaşmayıp ancak en az bir kere böyle bir ürün tükettiğinin bilincinde olan kişiler vardır aramızda. Çünkü bugün dünya olarak geldiğimiz nokta tam olarak, en az emekle en çok üretimdir. Bu düşünce biçimi de bilinçsiz insanları tarımda kimyasal kullanımına ve GDO’ya sürüklemiş, bizleri ise bu duruma karşı alıştırmıştır.

 


gdolu-urunler-ve-tarimda-kimyasal-kullanimi-03

GDO’yla dünya oldukça erken zamanlarda tanışmıştır. 1900’lü yıllarda Mendel genetik çalışmaları yapmaya başlamış aradan geçen yıllarla beraber DNA’nın yapısı belirlenmiştir. Daha sonra GDO, 1970’li yıllarda melez tohumların üretimlerinde kullanılmıştır. 1983 yılına gelindiğinde ise ABD’li bir şirket tarafından ilk deneysel gen nakli gerçekleşmiştir. Bu çalışma sonrasında da uzun yıllar çalışmalar devam etmiştir. Tüm bu çalışmalar neticelendiğinde ise piyasaya “transgenik domates” adında bir domates sürülmüştür. Bu yeni çalışma tarımda insanları transgenik hormonunu kullanmaya itmiştir. Böylece üretici, ürünlerde verim artışı sağlamış, böceklere karşı direnç oluşturmuştur. Bunun yanı sıra tuzluluğa, kuraklığa, soğuğa dayanıklı, olgunlaşma süresi ve raf ömrü değiştirilmiş aynı zamanda tadı arttırılmış ürünlere sahip olmuştur. Dolasıyla da üretici, en az sermaye ve emek ile daha çok paranın sahibi olmuştur.

gdolu-urunler-ve-tarimda-kimyasal-kullanimi-01

Ne yazık ki tarımda kimyasal kullanımı daha doğrusu GDO,  bizleri daha sağlıklı bireyler yapmaktan öte yaşam süreleri kısalmış bir dolu kimyasal içeren varlıklar haline getirmeye başladı. Bugün dünyada yaklaşık 80. 000 sentetik kimyasal madde bulunmakta ve kullanılmaktadır. 15. 000 kimyasal madde ise dünya genelinde ortak olarak kullanılmaktadır. Her yıl 1500 kadar kimyasal madde piyasaya sürülmektedir. Vücudumuzda ise yıllar öncesinden varlığı dahi bilinmeyen yüzlerce kimyasal madde olduğu söylenmektedir. Ve tüm bu kimyasallar arasında sadece %7’sinin insan sağlığına olan zararlı etkileri tam olarak test edilebiliyor. Geriye kalan kimyasallar ise bizlere nasıl zarar verdiği dahi bilinmeden çoğalıp gidiyor. 1996 yılında ticarileşen GDO’lu ürünlerin üretim alanı 1,7 milyon hektardan, 2006 yılında 11’i gelişmekte, 11’i de endüstrileşmiş ülke olmak üzere 22 ülkede toplam 102 milyon hektara ulaşmıştır. Bu rakam 2014 yılında daha da yukarılara çıkmıştır. 2011 yılına ait yapılan bir araştırma ise GDO’ lu tohumların global pazar değerini yaklaşık olarak 13 Milyar dolara ulaştığını, GDO ile üretilen ürünlerin değerinin ise ortalama yılda 160 Milyar dolara karşılık geldiğini göstermektedir.

gdolu-urunler-ve-tarimda-kimyasal-kullanımı-02

 

Bugün dünya üzerinde tarımda GDO ve kimyasal oranı en çok kullanan ülke ABD olarak yerini alıyor. Bu sırayı Arjantin ve Brezilya takip ediyor. En yaygın olarak GDO’lu üretilen ürünler ise; soya fasulyesi, mısır, pamuk, süt, şeker, aspartam, kanola yağı ve kabak olarak biliniyor. Tüm bu ürünleri ve kullanımlarını düşündüğümüzde başta insan sağlığı olmak üzere çevre de büyük tehdit altındadır. Kronik hastalıklar, kanser, kısırlık ve biyoçeşitliliğin azalması gibi birçok sorunla karşı karşıyayız. Bu durumla mücadele etmek içinse yediklerimize çok dikkat etmeliyiz. Farkında olmadan yediklerimizin telafisi olmayacaktır. O YÜZDEN AŞAĞIDAKİ VİDEOYU İZLEYİP SENDE OYUNU KULLAN VE GDO’YA HAYIR DE!

Send this to friend