Anasayfa » Sektörler » Tarım ve Gıda Teknolojileri » Kahvenize Tuz Atın!

Kahvenize Tuz Atın!

İçine biraz tuz serpilmiş kahvenin daha az acı olduğu kanıtlandı. Gelin adayları! Geleneği devam ettirirken, damat adaylarına da yardım edebilirsiniz. Unutmayın, yalnızca birkaç tuz tanesi yeterli.

Kahvemizin acılığını azaltmak için süt, süt tozu, şeker, krema gibi birçok yönteme başvururuz.  Aradığımız çözüm belki de birkaç tuz tanesinde gizli.

Tuz, kahve içerisinde çözündüğünde sodyum iyonları, kahvenize salınır. Kahveniz, yine aynı kahve olur ancak artık acılığı daha az hissedilecektir. Çünkü sodyum iyonları, dilimizdeki tat reseptörlerinin acıyı algılamasını engeller. Üstelik tuzu, pişirme anında ya da sonrasında eklemeniz fark etmez.

Sodyum iyonları, dilimizdeki acıyı algılayan tat reseptörleriyle bağ kurarlar. Kahvemizin acısını algılayacak reseptör sayısı böylelikle azalmış olur. Yani kahve acısıyla, acı tat reseptörü arasında düzgün bir bağ kurulamaz. Aslında şeker ve krema da aynı görevi görür. Önemli olan, tat reseptörlerimizin algılamasını istemediğimiz tadı, başka bir tatla bloklamaktır.

Aşağıdaki resimde dilin tuzlu tatları nasıl algıladığını detaylı olarak görebilirsiniz.

kahvenize-tuz-atin-01


Dilimizin üstünde sinir uçları bulunur. Bu sinir uçlarına tat tomurcukları denir. Tat tomurcuklarının içinde bulunduğu yapıya ise papilla denir. Dilinizi incelerseniz üzerinde küçük pütürler olduğunu görebilirsiniz. İşte bu çıkıntılar, reseptör sinir uçlarıdır. Bir besin yediğimizde, bu besin maddesi öncelikle tükürük yardımıyla çözünür. Çözünen maddeler de iyonlarına ayrışır. Ayrışan iyonlar, reseptörlere tutunurlar. Her iyon, beyinde farklı bir tadın algılanmasına sebep olur. Örneğin, sodyumklorür ya da potasyumklorür iyonları, tuzlu bir his uyandırır.

Bir tat almak için iyonların yoğunluğu da önemlidir. Belli bir yoğunluğun altındaki iyonlar, bize tatsız hissi verebilir. Bu oran kişiden kişiye değişmektedir. Resimde, bazı reseptörler tarafından sodyum iyonları algılanırken, bazı resimlerde de diğer iyonlar tutunuyor. Eğer ki yeterli miktarda sodyum iyonu reseptörlere tutunursa, iyon alışverişi yapabilecek boşta reseptör kalmaz. Bu da sadece sodyumun tadını algılamamızı sağlar.

Kahvemize dönersek de anlaşılacağı üzere, eklenen tuz miktarı yani yoğunluğu fazla olursa, bu sefer de acı olmayan ama tuzlu bir kahve içebilirsiniz. Kahvemizin tuzlu olmadan sadece acılığını azaltmak istiyorsak, sadece acı reseptörlerini kapatacak yoğunlukta tuz eklememiz, yeterli olacaktır. Bu miktar da bir fincan kahve için bir tutam, yani birkaç tuz tanesi kadardır.

 

Kaynaklar

Send this to friend