sülfür – Kimyasal Gelişmeler http://www.kimyasalgelismeler.com Yeniliğin ve Gelişimin Tek Adresi Wed, 02 Nov 2016 09:24:48 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=5.2.2 Deniz Suyundaki Hidrojen Sülfürden Elektroliz Yöntemiyle Hidrojen Üretimi http://www.kimyasalgelismeler.com/haberiniz-olsun/kimyadan-haberler/deniz-suyundaki-hidrojen-sulfurden-elektroliz-yontemiyle-hidrojen-uretimi.html http://www.kimyasalgelismeler.com/haberiniz-olsun/kimyadan-haberler/deniz-suyundaki-hidrojen-sulfurden-elektroliz-yontemiyle-hidrojen-uretimi.html#respond Mon, 31 Oct 2016 06:10:57 +0000 http://www.kimyasalgelismeler.com/?p=5234 Hidrojen enerjisi günümüzün ve geleceğin enerji kaynağı olarak ümit vaat etmektedir. Pek çok ülke, hidrojen enerjisine geçiş için teknoloji geliştirmekte ve bununla ilgili çalışmalar yürütmektedir. Literatürde en basit hidrojen üretimi suyun elektrolizi olarak geçmektedir fakat sudan hidrojen üretmek çok fazla enerji gerektiren ve pahalı bir işlem olduğu için yatırımlarda geri kalmaktadır. Sunmuş olduğum projemde hidrojen üretimine alternatif bir çözüm olarak deniz suyunun içerisindeki çözünmüş formdaki hidrojen sülfürün elektroliz edilmesi önerilmektedir. Hidrojen sülfürden hidrojen eldesi suya göre çok daha karlı bir işlemdir. Çünkü moleküldeki hidrojen ve kükürt arasındaki bağ, su molekülündeki hidrojen ve oksijen arasındaki bağa oranla daha zayıftır. Dolayısıyla daha az enerji ile hidrojen üretmek mümkündür.

Projemde Karadeniz’in 200 metre altında 50 metre kalınlığındaki tabakada günümüz şartlarında 1.469 milyon ton hidrojen sülfür rezervi bulunduğundan yola çıkarak bu rezervin ülkemiz ekonomisine katkı sağlaması adına bir araştırma yaptım. Çalışmada hidrojen sülfürün deniz suyundan ayrılması, elektrolizi ve elektrolizinden oluşan hidrojen gazının doğal gaza alternatif olarak evlerde kullanımına yönelik olmak üzere üç aşamada teknoloji geliştirildi. Bu projenin hayata geçirilmesiyle Türkiye’nin yüzde 74,9’luk enerjide dışa bağımlılığı, kurulacak olan bir hidrojen enerji santrali ile ilk aşamada azalacak ve sonraki aşamada da ülkemiz tamamen kendi enerjisini kendisi üreten bir ülke haline dönüşecek.

deniz-suyundaki-hidrojen-sulfurden-elektroliz-yontemiyle-hidrojen-uretimi-1

Bahsi geçen 1.469 milyon ton hidrojen sülfürden toplam 270 milyon ton hidrojen üretilebilir. Bu hidrojen miktarı 808 milyon ton benzin, 766 milyon ton doğalgaz, 841 milyon ton fueloil, 851 milyon ton doğal petrole eşdeğerdir. Sonuç olarak bu değerler Türkiye, Bulgaristan, Ukrayna, Rusya, Gürcistan ve Romanya gibi bölge ülkelerini Karadeniz’in dip sularından hidrojen enerjisi üretmek için cesaretlendirmekte ve yatırıma yönlendirmektedir. Ülke olarak diğer ülkelerden geri kalmamamız ve bizim de bu konuda ilerleme sağlamamız gerekiyor. Umut ediyorum ki yakın zamanda ülkemize bu hidrojen enerjisi santralini kazandırmak için adımlar atabiliriz.

Kaynaklar:

Veziroğlu, T. N., “Karadeniz Dip Sularının Hidrojen Enerjisi Potansiyeli”, 5. Ulusal Temiz Enerji Sempozyumu, İstanbul, (2004).

Wakeham, S. G., Amann, R., Freeman, K. H., Hopmans, E. C., Jorgensen, B. B., Putnam, I. F., Schouten, S., Sinninghe Damste, J. S., Talbot, H. M., Woebken, D., “Microbial ecology of the stratified water column of the Black Sea as revealed by a comprehensive biomarker study” Organic Geochemistry, 38 (12) : 2070 – 2097 (2007).

Glazer, B. T., Luther, G. W., Konovalov, S. K., Friederich, G. E., Nuzzio, D. B., “Documenting the suboxic zone of the black sea via high – resolution real – time redox profiling”, Dee – Sea Research II, 53 : 1740 – 1755 (2006).

Neretin, L. N., Volkov, I. I., Böttcher, M. E., Grinenko, V. A., “A sulfur budget for the black sea anoxic zone”, Deep – Sea Research I, 48 : 2569 – 2593 (2001).

Midilli, A., Ay, M., Kale, A., Veziroğlu, N. T., “A parametic investgation of hydrogen energy potential based on H2S in Black Sea deep waters”, Int. Journal of Hydrogen Energy, 32 : 117 – 124 (2007).

Erhan DemircioğluErhan Demircioğlu : Aslen Kastamonu’lu olup, 26 Eylül 1996 tarihinde İstanbul, Fatih’te doğdu. İlk ve orta öğrenimini İstanbul-Silivri Gazi İlköğretim Okulu’nda, lise öğrenimini ise İstanbul-Silivri Toki Cumhuriyet Anadolu Lisesi’nde tamamlayan Erhan Demircioğlu şuan Karaman-Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi’nde Enerji Sistemleri Mühendisliği bölümünü okumaktadır. Üniversitede 3.sınıf öğrencisi olan Demircioğlu bugüne kadar enerji alanında 10’a yakın ödül alarak sektöre önemli çalışmalar kazandırmaktadır.

 

 

]]>
http://www.kimyasalgelismeler.com/haberiniz-olsun/kimyadan-haberler/deniz-suyundaki-hidrojen-sulfurden-elektroliz-yontemiyle-hidrojen-uretimi.html/feed 0
Ceviz Ağacının Altında Oturmak Neden Zararlıdır? http://www.kimyasalgelismeler.com/hayatin-icinden/bunlari-biliyor-musunuz/ceviz-agacinin-altinda-oturmak-neden-zararlidir.html http://www.kimyasalgelismeler.com/hayatin-icinden/bunlari-biliyor-musunuz/ceviz-agacinin-altinda-oturmak-neden-zararlidir.html#respond Fri, 15 Jul 2016 06:00:05 +0000 http://www.kimyasalgelismeler.com/?p=4608 Zaman zaman insan beynine benzetilen şekli ile zaman zamanda faydaları ile karşımıza çıkan ceviz bizler için vazgeçilmez bir besin kaynağı. Kabuklu kuruyemişler arasında besin değeri sebebiyle özel olan cevizin insan vücuduna olan faydalarını saymakla bitiremeyiz. İçerdiği yağ asitleri ile kalp hastalıklarını, antioksidan özelliği ile Alzheimer gibi birçok hastalığı ve omega-3 yağ oranı yüksek olmasından dolayı davranış bozuklularının önlenmesinde, aynı zamanda da gerilemesinde büyük rol oynuyor. Peki, cevizin insan vücuduna bu kadar yararı varken, halk arasında duyduğumuz ‘Ceviz ağacının dibinde oturmak adamı erken öldürür’ sözü nereden geliyor?

Öncelikle biraz ceviz ağacının yapısına bakmak gerekirse; ceviz ağacı en görkemli ağaçlardan biridir ve yapısı gereği meyvesini yaklaşık 5-10 mm et kalınlığı olan yeşil bir doku ile koruma altına alır. Bu kabuk meyveyi böcek ve hayvan istilalarından korumak için geliştirilmiştir. Bu doku çatladığı zaman cevizin toplanma zamanı gelmiş demektir. Cevizin üstündeki bu kısım ayıklanır ve tat olarak çok kötü olduğu için tüketilmez. Bu doku bazı ilaçların yapımında ham madde olarak kullanılmaktadır.

Eğer çevrenizde daha önce ceviz ağacı gördüyseniz, altında yetişen pek fazla ot ve benzeri bitki olmadığını da görmüşünüzdür. Bunun sebebi ise ceviz ağacının salgıladığı sülfür gazıdır. Sülfür gazı yapısı gereği havada bulunan diğer gazlardan daha ağır olduğu için dibe çöker ve cevizin dibinde oturanda sersemlik ve uyuşukluk etkisi yapar. Anadolu Üniversitesi (AÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Anabilim  Dalı tarafından yapılan araştırmalarda, Dr. Ersin Yücel bazı bitkilerdeki zehirli maddenin insana sindirim, deri, solunum ve kan yolu ile bulaşabileceğini belirtiyor. Bu sebeplerden dolayı ceviz ağaçlarının insan yoğunluğundan uzak olan yerlere dikilmesi gerektiğini vurguluyor.

Bu doğrultuda halk arasında dilden dile yayılan bu söz belki birazcık abartılmışta olsa ceviz ağacının altında oturmak bizler için gerçekten zararlı olabilir. Her ne kadar gölgesi güzel olsa da sersemlik ve yorgunluk yaşamamak adına ceviz ağacının altına otururken dikkatli olmalıyız.

Kaynaklar:

“Characteristic of Walnut Three”, Erişim Tarihi : 22.06.2016, http://www.botanical-online.com/alcaloidesnogalangles.htm
“Ceviz Ağacının Altında Neden Oturulmaz?”,Erişim Tarihi: 22.06.2016, http://www.radikal.com.tr/fotogaleri/saglik/ceviz-agacinin-altinda-neden-oturulmaz-cevizin-faydalari-1345409-9/

]]>
http://www.kimyasalgelismeler.com/hayatin-icinden/bunlari-biliyor-musunuz/ceviz-agacinin-altinda-oturmak-neden-zararlidir.html/feed 0